Akıllı çocuklar neler yer…

 


 

Abur cuburlar beni çok korkutuyor; hem de feci… Çünkü kızım iki buçuk yaşını doldurduğun-dan beri kuruyemiş, cips ve şekerlemelere inanılmaz ilgi göstermeye başladı. Ne zaman bir markete girsek, “Anne cips alacak mıyız, badem ve kaju da alacağız değil mi? Bir de ayıcık şekeri!” diye sormaya başlıyor. İçlerinde üzülmeyeceğim tek şey kuruyemiş olabilir ama o da ölçüyü kaçırmadıkça. Oysa üç beş ay önce hiç böyle bir derdimiz yoktu, hiçbir yiyeceği ondan gizlemeye çalışmıyorduk. Hatta şekerli hiçbir yiyecekle arası yoktu diyebilirim ama damak tadı değişiverdi sonradan… Başka çocuklara kıyasla Ayşekiraz yine ölçülü. Gelgelelim hiç yemek yemeyip sadece abur cuburla karnını doyuran çocuklar da var. İşte bu korkunç! Doğruyu söylemek gerekirse ben çevreme baktığımda, ebeveynlerin de bu konuda özenli davranmadığını görüyorum.


“Ne var canım, çocuk bu yaşta çikolata şeker yemeyecek de ne zaman yiyecek?” zihniyeti var çoğunda. Ancak ’beslenme alışkanlığı’ denilen şey tam da bu küçücük yaşlarda edinilmeye başlanıyor. Bir kere cips yedi ve çok hoşuna gitti diye, çocuğunuza her gün cips alırsanız ona iyilik değil, çok büyük kötülük yapmış oluyorsunuz. Sonra da ergenlik çağına geldiğinde vücudunun ve kilolarının farkına varan çocuğunuzla diyetisyen diyetisyen dolaşıyorsunuz. O gidişatının farkında değilse de, siz kızınızı ya da oğlunuzu uyarın: “Lütfen az ye, ölçüyü kaçırıyorsun. Bak sonra bu aldığın kiloları hiç veremezsin!” diye. Geçtiğimiz hafta katıldığım bir yemekte tam da bu konuyu konuştuk. Çocukların teneffüslerde çikolata ve gofret almak için nasıl koştuklarından, bütün günü bu abur cuburlarla geçirdiklerinden bahsettik. Orada Banvit’in bu konuda iki yıldır devam eden bir sosyal sorumluluk projesi olduğunu öğrendim, adı da ’Akıllı Çocuk Projesi’. Milli Eğitim Bakanlığı’nın işbirliği ve Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nün danışmanlığında hayata geçirilen projeyle geçtiğimiz yıl Adana, Ankara, Antalya, Bursa, İstanbul ve İzmir’de bin 82 ilköğretim okulunda eğitim gören 862 bin 80 öğrenciye ulaşılmış. Yeterli ve dengeli beslenmenin yanı sıra fiziksel aktivite ile temel hijyenin önemi konularında eğitimlerin verildiği proje, çocuklara oyunlarla, gün içerisinde hangi besinlerden, ne kadar yemeliler, bunları öğretiyor. Bu yıl daha fazla sayıda okula ulaşacaklar ama o toplantıda da konuştuğumuz gibi, keşke ana okulu sınıflarına da gidebilseler. Çünkü ilköğretim yaşları bir çocuğa beslenme alışkanlığı kazandırmak için geç bile sayılır. Ama zararın neresinden dönebilirseniz kardır, o ayrı!

Çikolata yerine, sütlü mısır gevreği
İki yaşında bile olsa bir çocuğun karnını sizden daha sık doyurması gerekiyor. Dolayısıyla atıştırmalar önemli. Ara öğünlerde karbonhidrat ve yağ deposu ürünler yerine, meyve ya da sütlü pirinç, mısır gevreği verebilirsiniz. Abur cubur dediğimiz yiyecek paketlerinin bazılarında zararsız olan maddeler, tehlikesiz veya doğal olarak belirtilse de bu listeler yanıltıcı olabilir. Örneğin E101 B2 vitaminidir ve E300 de C vitamini, her ikisi de mutlaka alınması gereken besin bileşenleridir. Oysa aralarında besinlere renk vermek için kullanılan ve hassas çocuklarda hiperaktiviteye yol açan tartrazin maddesi içeren E102’nin de bulunduğu diğerleri, çocuklarda sağlık ve gelişim sorunlarıyla bağlantılı maddelerdir. Bir aroma artırıcı olan monosodyum glutamatın (MSG) astım ve alerjilerle bağlantısı olduğu belirlenmiştir. Katkı maddelerinden kaçınmanın en kolay yolu taze malzemelerle sıfırdan yemek yapmaktır.

Yazar: İlknur K. Akman
Kaynak: http://www.sabah.com.tr

paylasimbilgisi

Yorumlar

CLOSE
CLOSE