Hayatınızın sorumluluğunu almaya hazır mısınız?

“Cehalet ve güçsüzlük şansa olan inancı arttırır”

“İnsanlar genellikle, durumlarıyla ilgili olarak içinde bulundukları koşulları suçlarlar. Ben koşullara inanmam. Bu dünyada varolmayı başaran insanlar, istedikleri koşulları bulma arayışı içinde olan ve bulamadıklarında bunları yaratanlardır.”- George Bernard Shaw

Çoğu zaman hayatımızdaki bir takım koşullardan şikayetlenir dururuz. Eğer bunlar için harekete geçiyor ve çözüm arıyorsak ya da kendimizi ya da diğerlerini haksız yere yargılamıyorsak bunda bir sorun yok.


Herhangi bir sıkıntı yaşadığınızda, mutsuz olduğunuzda ya da hedeflerinize ulaşamadığınız da hangisini yaparsınız?

a) Dışsal Faktörlere Bağlarım : Örn; Zamanım yok, çok yoğun çalışıyorum, maddi imkanım yok, kötü bir yöneticim var o yüzden mutsuzum, hava yağışlı 🙂 , şansım kötüymüş, kader böyleymiş, ben aslında çok iyi yerlere gelirdim de torpilim yok, hoca bana taktı , saha çamurluydu vs. 🙂

b) İçsel Faktörlere Bağlarım: Örn, evet şu an hedeflerime ulaşamadım ancak bunun sebebi yeterince kanalize olmamış olmam, eğer istersem başarırım, eğer istersem hayatımda bir takım değişiklikler yaparım, hayatımın kontrolü benim elimde , diğer insanların ya da dışsal faktörlerin değil

Yaşadığınız olayların çoğunu eğer dışsal faktörlere bağlarsanız , (örneğin diğerlerinin tepkileri, karakteri)bunları değiştirme gücünüz olmadığı için bir süre sonra çaresizlik hissetmeye başlarsınız . Ve ne yaparsanız yapın bu değişmez deyip harekete geçmekten vazgeçersiniz. Genellikle dışsal yükleme yapan insanlar strese daha fazla eğilimlidir, çünkü çaresiz olduklarını , bulundukları koşulları değiştiremeyeceklerine inanırlar.

Aslında dışsal yükleme yapmak, kendi hayatının sorumluluğunu almaktan çekinmenin göstergesidir 🙂 Yani “ben aslında çok başarılı olurdum da kader utansın, torpilim yoktu, zamanım yoktu, param yoktu, efendim şu koşullardaydım, bu koşullardaydım” demek , sonuçlarla ilgili sorumluluğu bu faktörlere yüklemek demek ve kısa vadede insana kendini iyi hissettirebilir, “ne de olsa sorumluluk bende değil, onlarda” deriz ancak uzun vadede kişiyi çaresizliğe ve hareketsizliğe iter.

Ve maalesef bugün baktığınız da çoğu insan yaşadığı hayatın sorumluluğunu hep başkalarının ellerine vermiştir: yöneticileri, müşterileri, iş arkadaşları, ailesi, maddi koşulları, Türkiye’nin genel ekonomisi vs.

Mutlu olmak için , daha motiveli bir iş hayatı için ve özel hayat için, ilk atmamız gereken adım aslında hayatımızın sorumluluğunu elimize almak, bir takım sonuçlar için sürekli bizim dışımızdaki faktörleri suçlamak yerine, kendi kontrol alanımızda , değiştirebileceğimiz unsurlara odaklanıp, değişmek ve değiştirmek.

Şimdi seçim sizin, sürekli başkalarını ve diğer dışsal faktörleri suçlayıp, sızlanıp, şikayet edip, aynı olayları tekrar tekrar yaşamak ve yaşlanmak mı? yoksa harekete geçip, değiştirmek mi????

Bu konu eğitimlerimde en çok direnç gösterilen konulardan biridir. Nasıl olmasın ki? 🙂 Kolay mı aslında sebep zamansızlık ya da parasızlık ya da vs…. vs.. değil, aslında sebep benim diyebilmek 🙂 . Bakın bununla ilgili sevgili Mümin Sekman’ın İnsan İsterse kitaplarında sayısız başarı örneği ve gerçek yaşam hikayeleri var. Ve bu hikayelerdeki insanlar, öyle çok şanslı, çok iyi eğitimler almış, hep iyi insanlara ve iyi koşullara denk gelmiş insanlar değil , ama buna rağmen bir şekilde koşulları değiştirmeyi başarmış, pes etmemiş, çaresizlik hissetmemiş bireyler…

Bu hikayelerden beni en çok etkileyenlerinden biri Seyfettin Işık’ın hikayesidir. Çocuk felci yüzünden iki bacağını kaybeden, ilk cümlelerini 7 yaşında kurmaya başlayan Seyfettin Işık, şu günlerde profesyonel bir konuşmacı ve PEKSEM (Pozitif Engelsizler Kültür Sanat ve Eğitim Merkezi) ‘in kurucusu. Çoğumuz için sıradan olan yemek yemek, konuşmak, yürümek, okula gitmek, işe girmek , çalışmak gibi çok sayıda eylem için hep savaşmak zorunda kalmış ve başarmış. Üstelik başarıları bununla da sınırlı kalmamış. Hikayenin detaylarını kitapta bulabilirsiniz.

Paki şimdi son soru , sizin hayatınızın sorumluluğu kimde?

a) Yöneticilerimde

b) Ailemde

c) Maddi koşullarda

d) onda,bunda, şunda, mavi boncuk kimdeyse onda

e) SİZDE

Kaynak: Psk. Özlem Tokgöz ÖZSOYLAR

paylasimbilgisi

Yorumlar

CLOSE
CLOSE