Konsantre olmak ya da ol(a)mamak!


 


 

Psikologların en çok ilgilendikleri alanlardan biri dikkat ve konsantrasyon. İnsanın dikkati nasıl toplanıyor? Konsantrasyonu ne kadar uzun sürüyor? Konsantrasyon bozukluğundan şikayet eden kişilerin kendilerini geliştirmelerinin yolu nedir? İşyerinde konsantrasyonumuzu nasıl arttırırız? Dikkate verilen önem gitgide artıyor çünkü gün geçtikçe daha fazla bilgiyle karşılaşıyoruz, gerekli-gereksiz, önemli-önemsiz, doğru-yanlış gibi elemeleri zihnimizin hızla yapması gerekiyor. İş yerinde profesyonel bağlantılarımızı güçlendirmek için Linkedin’deyiz, buradan zaman zaman etkinlikleri anons ediyor, ürünlerimizi tanıtıyor, iş ilanlarından haberdar oluyoruz. Yüzyüze görüşemediğimiz arkadaşlarımızla Facebook’tan haberleşiyoruz, sosyalleşiyoruz.  İş çok, zaman limitli. Dolayısıyla, etkin bir şekilde çalışmak ve iyi işler çıkarmak için öncelikleri doğru belirlemek ve önceliklere önem sırasına göre odaklanmak şart.

Kokteyl Parti Etkisi

Her yetenek gibi dikkat ve odaklanma konusunda başarılı olmak kişiden kişiye değişebiliyor. Ancak kişinin eğitimle dikkat düzeyini ve konsantrasyon sürelerini geliştirmesi mümkün. Psikologlar araştırmalarında kişilerin eğitim aldıktan sonra birçok işi bir arada yapmak, birçok insanın içinden bir sesi ayırt etmek gibi konularda etkileyici performanslar gösterebileceğini kanıtlıyor. Kokteyl parti etkisini duymuşsunuzdur. Gürültülü her grubun farklı konulardan konuştuğu kalabalık bir kokteyl partide olduğunuzu düşünün. Bunca kalabalık ve gürültüye rağmen, sadece karşınızdakinin size anlattıklarına odaklanabilirsiniz. Beyniniz dinlemek istediği kişinin sesine odaklanır, diğer tüm sesleri bloke eder. Bir futbol maçında, borsa gibi çok gürültülü bir iş ortamında da durum aynıdır. Bir sese, kişiye veya olaya odaklanır, diğer şeyleri yok farz ederiz. Bu, insanın dikkatte seçicilik yetisinin göstergesidir. Özünde hepimizin doğasında olan hayatta kalma mücadelesinin bir sonucudur birşeye tam anlamıyla konsantre olmak. Aksi takdirde çevresinde olan onca görsel, işitsel olayla hiçbirşey yapamaz hale gelir, kaybolur gider insan.

Sherlock Holmes gibi derin meditasyon yapmalı

New York Times’ın Pazar ekinde bir buçuk ay kadar önce yayınlanan yazıda konsantrasyonun gücü ele alınıyor. Maria Konnikova’nın kaleme aldığı yazıya göre, Batı dünyasında derin meditasyon, odaklanma ve detaylara inerek düşünme denince Uzak Doğu filozofları ve düşünürlerinden çok Sherlock Holmes akla gelir. Dünyanın en meşhur ve başarılı detektifi Holmes ağzında piposu ile evinin karanlık köşesinde oturduğu koltukta gözlerini kapar ve onu suçlulara götüren delilleri bir bir düşünür ve en karmaşık vakaları dahi aklında kurgular ve çözer. Belki diğer dedektiflere göre pasif görünür çünkü onlar gibi olay yerinde saatler geçirmez, tanıklardan uzun uzun ifadeler almaz, herşeyi içselleştirir, zihninde olayları tekrar tekrar yaşar ve suçluyu bulur.

Doğu felsefesinde yüzyıllardır uygulanan meditasyon tekniklerini hatırlatır Holmes’un farkındalığı. Ruhanilikten çok konsantrasyona odaklanır. Zihninizden gelen küçük sesleri tıkar, dikkatinizi ana odaklarsınız, yolunuza çıkan gerek fiziksel gerekse düşünsel tüm dikkat dağıtıcıları görmezden gelirsiniz.

Meditasyon pozitif düşünceleri kuvvetlendirir, odaklanma becerisini geliştirir

1970’lerde psikolog Ellen Langer’ın çalışmaları farkındalığı yüksek düşüncelerin kognitif fonksiyonları geliştirdiğini hatta yaşlılarda yaşamsal fonksiyonları iyileştirdiğini kanıtlamıştır. Bugün araştırmalar her gün küçük dozlarda meditasyonun kendimizi nasıl hissettiğimiz ve ne düşündüğümüzü pozitif yönde etkilediğini gösteriyor: 2011’de Wisconsin Üniversitesi’nde yapılan çalışmaya göre, günlük meditasyonun ön beyin faaliyetlerini değiştirdiğini, kişiyi içine kapanmak yerine dünyaya sımsıkı sarılan dışa dönük hale getirdiğini savunuyor.

Birden çok işi birarada yapmak değil, bir işe tam anlamıyla konsantre olmak

Meditasyonla gelen farkındalık sadece duyguları düzenlemeye değil, birçok şeyi birarada yapmak için gerekli konsantrasyon seviyesini yakalamaya da yardımcı oluyor. Çoğumuz birden fazla şeyi birarada en iyi şekilde yapabileceğimize inanırız ancak aslında dikkatimiz bir işten diğerine hızlı bir geçiş yapar o kadar. Sonuçta iki acı durum ortaya çıkar: 1. İşlerin hiçbirine gerekli dikkati gösteremeyiz. 2. Dikkatimizin kalitesinden ödün veririz.  Aslında, yanılgı şurada başlar: Birçok iş ilanında şirketin adaydan beklentisinin birden çok işi birarada yapabilmesi olduğu belirtilir. Oysa, aslında istenen ya da gerçekten yapılması mümkün olan kişinin tüm konsantrasyonunu bir işe vermesi hızla ve doğru bir şekilde tamamlayıp diğer işe geçmesidir.

2012’de Washington Üniversitesi’nden bir ekip tarafından yapılan bir diğer çalışma meditasyon eğitiminin birden çok işi yürütmeye etkisini gerçek dünya ortamında değerlendirir. Araştırmacılar, bir grup insan kaynakları profesyoneline görüşme ayarlama, konferans odası ayırtma, memo yazma gibi birkaç işi birarada verip simultane bir şekilde planlama yapmalarını ister. Her katılımcı bir dizüstü bilgisayar ve telefonla tek başına küçük bir ofise yerleştirilir ve onlara verilen görevleri 20 dakikalık bir sürede gerçekleştirmeleri istenir. Uygulamayı tamamladıktan sonra, katılımcılar üç gruba bölünür: İlk grup 8 haftalık bir meditasyon kursuna gönderilir, 2. grup hiç kursa gitmez, son grup ise, vücut gevşetme dersine gider. Kurslar tamamlanınca, tekrar bir uygulama yapılır. İşlerinde ilerleme kaydeden tek grup meditasyon eğitimi alan gruptur. Eğitimin sonunda sadece daha az negatif duygular içinde olduklarını hissetmekle kalmamışlar, aynı zamanda konsantrasyon yeteneklerinin geliştiğini gözlemlemişlerdir. Daha uzun süre aynı işle uğraşabilmeye ve daha az sıkılıp ya da konsantrasyonlarını yitirip işler arası geçiş yapmaya başlamışlardır. Diğer gruplarla aynı göreve ayırdıkları zaman değişmemekle beraber, yaptıkları işi daha etkin bir şekilde yaptıkları görülmüştür. Bu çalışmalar kişinin dikkatini geliştirebileceğini ve yaptığı işi daha etkin bir şekilde yapabileceğini göstermektedir.

İş Yerinde Konsantrasyonu Arttırmak için Neler Yapmalı?

İşte konsantrasyonu arttırmak kısa ve uzun evreli çözümlerle mümkün olabilir. Uzun evreli çözümler için meditasyon gibi hergün biraz biraz yapılan teknikleri uygulamak gerektirir.  One Cent at a Time blogundan işyerinde konsantrasyonu arttırmak için birkaç öneri:

– İşe başlamadan rahatlayın

Fazla stresin işinizi yapmanıza yardım etmediği kesin.  Herhangi bir işe başlamadan önce sakin bir ruh halinde olmanız olumlu bir başlangıç için gerekli. Kafanızı boşaltmak yeni bir işe konsantrasyonu arttıracaktır. Yoğun bir iş temposunda kendinize ayıracağınız 5 dakika sizi rahatlamaya yetebilir. Şirketin terasında yürüyüş yapın, en sevdiğiniz dondurmayı yiyin veya en yakın arkadaşınıza telefon edin. Kendi rutininizden çıkıp başka bir şeyle ilgilenin. Rahatlamak  size güç verecek tam performans tekrar işe dönmenizi sağlayacaktır.

– Kendinizi şartlayın

Ne kadar işiniz olduğu, nasıl çalışmanız gerektiği, neleri hangi zaman diliminde tamamlamanız gerektiği konusunda kendi kendinizi bilgilendirin ve programınızı ona göre yapın. Şu gün şu saate kadar bu işi bitireceğim, önceliklerim şunlar şunlar olacak, sorunlu işleri şu şekilde halledeceğim, şu işleri ekibimden şu şu isimlere delege edeceğim. Şartları belirleyin ya da varolan şartlara nasıl uyacağınızın planını netleştirin. Böylece, beklentilerinizi belirlerken ayaklarınız yere basar.  Hayalkırıklıklarına uygun bir ortam yaratmazsınız.

– Yapılacaklar listesi yapın

Alışverişe gidip de almanız gereken en önemli şeyi unutup eve geldiğiniz oldu mu hiç? Bu yüzden alışveriş listesi çok önemli… hatta bir kalemle alınanların yanına işaret koymak da!  İşte de benzer yapılacaklar listesi yapmak size büyük kolaylık sağlayacaktır. Listeyi oluşturduktan sonra, yapılması gerekenleri önem sırasına göre dizmek ve önceliklerinizi belirlemek de kolaylaşacaktır. Ayrıca, listeden nelerin yapıldığını nelerin yapılmadığını ve hızla yapılması gerektiğini net bir şekilde görürsünüz. Listeyi göreceğiniz bir yere asın ancak bilgisayarınız üstü gibi sürekli gözünüze giren ve şu an uğraştığınız işten sizi alakoyacak şekilde dikkatinizi çekecek bir yerde olmasın.

– Çalışma alanınızı organize edin

Dağınıklık içinde daha konsantre çalışan bir azınlığın dışında, çoğumuz temiz ve düzenli bir masada işe daha kolay odaklanırız,etrafımızda ilgimizi çeken bir kağıt yığını olmaz, sadece üstünde çalıştığımız dokümanlar, bilgisayar gibi o an ihtiyaç duyduğumuz şeyler olur. Organize edilmiş bir masa kafanızın da düzenli çalışmasına yardımcı olur.

– Belirlenmiş bir zamanı işe ayırın

Her işte olduğu gibi planlamak ve plana uygun hareket etmek insanın odaklanmasını kolaylaştırır. Yapmanız gerekenler kafanızda organize değilse, belli bir zaman aralığında tamamlamak üzere bir plan yapmadıysanız, bir işe konsantre olmanız zor olacaktır.  Aksine aklınızda ‘bunu da yapmam gerek, eyvah bu işi geçen hafta tamamlamam gerekiyordu’ gibi düşünceler sizi strese sokar, bu düşünce kalabalığında da hiçbir işe odaklanamazsınız. Düşünceleri düzenlemek, düzenli bir planı uygulamak insana bir yön verir. Bu sayede birçok işinizi zamanında bitirebilirsiniz.

– Klasik müzik dinleyin

Klasik müziğin konsantrasyona etkileri araştırmacılar tarafından test edilip onaylanmış. Ders çalışırken, çalışırken, ev temizlerken veya araba kullanırken klasik müzik dinlemek zihninizi sakinleştirir hatta özgür düşünmenize yardımcı olur. Sizi rahatsız eden konulardan uzaklaşmanıza ve yaptığınız işe konsantre olmanıza destek olur.

– Zihninizi, vücudunuzu ve ruhunuzu besleyin

İşiniz detaylara dikkat gerektiriyorsa, hataya hiç yer yoksa, konsantrasyon düzeyinizi arttırmak için kendinize gerekli özeni göstermenizi zorunlu kılar. Doğru yemek yemeli, vitamin almalı, spora gitmeli, meditasyon yapmalı, dua etmeli,kendinizi bedenen, zihnen ve ruhen en iyi kondisyonda tutmalısınız.

– Zaman zaman durmayı bilin

Çok sorunlu bir müşteriyle uğraşıyorsunuz veya hesaplarda bir istikrarsızlık tespit ettiniz, korkunç bir şekilde başınız ağrıyor. Başağrısı size en önemli sinyal; baş edebileceğinizden çok fazla bilgi, stres üstünüze üstünüze geliyor. Buna dur demenin zamanı. DURUN. Birkaç dakika ara verin, kafanızı toplayın, kısacık bir ara bile başınızın ağrısını azaltacak, baskıyı hafifletecek ve işe daha çözüm odaklı yaklaşmanızı sağlayacaktır.

– Önce bir işi bitirin daha sonra diğer işe konsantre olun

Birçok işi bir arada yapmak için çabalamayın. Önce en önemli ve ivedilikle bitirilmesi gereken işi bitirin, daha sonra ikinci en önemli işi, hemen ardından üçüncü en önemli işi… Birden fazla işi bir arada yapmak ancak işler birbiriyle alakalıysa anlamlıdır yoksa işten işe geçmek zaman kaybı ve karışıklığa sebep olur.

Kaynak: Dünya Gazetesi


paylasimbilgisi

Yorumlar

CLOSE
CLOSE